|
Tweet | Tarih: 02-01-2019 13:09 |
Botoks ve dolgunun kozmetik uygulamalarda en çok tercih edilen işlem olduğunu belirten Özel Ege
Şehir Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr.Sedef Demirer, botoks ve dolgu uygulamalarıyla ilgili detaylı bilgi verdi.
Botoks en sık kullanılan kozmetik uygulama
Yaşlanan ciltte ince çizgiler, kırışıklar, yaşlılık lekeleri, cilt sıkılığında azalma, kuruluk ve yüzeysel kılcal
damarlar gözlenebiliyor. Bugün bu problemleri çeşitli ölçülerde düzeltebilen çok sayıda kozmetik yöntem
mevcut. Deri yaşlanmasının en önemli klinik özelliği ciltteki kırışıklıklardır. Bu kırışıklıklar zamanla oluşan
cilt altı destek dokusundaki kayıplar sonucu meydana gelir. Güneş, sigara gibi dış faktörler bu süreci
hızlandırır. Halk arasında botoks olarak bilinen, botulinum toksin uygulaması, 2002 yılında çatık kaş
çizgilerinin tedavisi amacıyla FDA tarafından onay almış olup ülkemizde de en sık kullanılan kozmetik
uygulamadır. Kızma, gülme gibi aktif yüz ifadeleri sırasında çalışan yüz kasları kasıldıklarında deride bir
kırışıklık oluştururlar. Cilt altı destek dokudaki kayıplar bu kırışıklıkların daha derin oluşmasına ve hatta
zamanla bu kaslar çalışmazken dahi görünür halde kalmasına yol açar. Botulinum toksini bu kasların
kasılmalarını belli ölçülerde sınırlandırıp kırışıklık oluşumunu engellemeyi amaçlar. Tedaviye henüz
dinlenme halindeyken olmayıp da sadece kas kasıldığında kırışıklık gözleniyorken başlanırsa, kalıcı
çizgilerin oluşması çok geç yaşlara kadar ertelenebilir. Bu uygulama daha çok göz kenarlarındaki kaz
ayağı çizgilerinde, alındaki yatay çizgilerde ve kaş çatma çizgilerinde kullanılmaktadır. Uygulamanın
etkisi 1 hafta içerisinde başlayıp, yaklaşık 4 ay sürmektedir. Botulinum toksin uygulaması kas
kasılmasını yalnızca sınırlandırdığından kişi mimiklerini kullanmaya devam ederken sadece ciltteki
hareket esnasında oluşan kırışıklıklarından kurtulmaktadır, bu da son derece doğal sonuçlar elde
edilmesini sağlamaktadır.
Dolgu ile yüz güldürücü sonuçlar elde ediyoruz
Günümüzde sık kullanılan bir diğer uygulama ise dermal dolgu uygulamalarıdır. Yüzün alt üçte ikisinde
cilt altı dokuda hacim kaybı ve gevşeklik daha ön plandadır. Yaşla beraber yanaklarda çökme ve boyuna
yakın çene hattında dolgunluk oluşmaktadır. Dolgu uygulaması yanaklara kaybolan hacmini geri
kazandırarak, sarkan cildi bir miktar yukarı çekebilmektedir. Dolgular aynı zamanda dinlenme
pozisyonunda görünür haldeki kırışıklıkları gidermede veya dudak ve burun şekillendirmesinde de
kullanılabilmektedir. Uygulanan malzemeye göre etki süresi değişmekle beraber işlemin ortalama 1-1,5
yıl kalıcılığı vardır. Dolgu uygulaması yapıldığı andan itibaren gözle görülür dramatik değişiklik sağladığı
için çok yüz güldürücü sonuçlar elde edilmektedir.