Bugun...



ORGANİK TARIM SEKTÖRÜ, ÇEŞME’DE YAPILAN TOPLANTIDA BİR ARAYA GELDİ

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından Çeşme Boyalık Beach Otel’de düzenlenen ve organik üretim paydaşlarının bir araya geldiği toplantıda organik tarımın sorunları tartışıldı. Bu sorunların çözümüne yönelik öneriler değerlendirildi. Toplantıda Türkiye’de organik tarımın geleceği ile ilgili yol haritası oluşturulmasına ilişkin çalışmalar yapıldı.

facebook-paylas
Tarih: 30-11-2016 12:10

ORGANİK TARIM SEKTÖRÜ, ÇEŞME’DE YAPILAN TOPLANTIDA BİR ARAYA GELDİ

İki gün süren toplantıya Bakanlık temsilcilerinin yanı sıra organik tarım üreticileri, Kontrol

sertifikasyon kuruluşlarının temsilcileri, üniversitelerden temsilciler ve firma temsilcilerinin de dahil

olduğu birçok paydaş katıldı.

Toplantının açılışında konuşan İyi Tarım Uygulamaları ve Organik Tarım Daire Başkanı

Sebahat Güllüoğlu, tarımsal üretimde ana hedefin verim ve üretim artışı olduğunu, ancak son

yıllarda insan ve doğa arasındaki dengeyi ön planda tutarak, doğal kaynakları koruyarak ve

sürdürülebilirlik sağlayarak üretim yapmanın önem kazandığını belirtti.

Güllüoğlu: “Sağlıklı beslenmenin temelinde güvenilebilir gıdaların tüketilmesi yatmaktadır.

Bakanlık olarak ekolojik dengenin korunarak tarımsal sürdürülebilirliğin sağlanması, ve tüketiciye

kaliteli güvenilir ürünlerin sunulması öncelikli hedeflerimiz arasında bulunmaktadır. Bu amaca

yönelik olarak, ülkemizde organik ürünlerin üretimi ve yaygınlaştırılması ve geliştirilmesine yönelik

faaliyetlere önem vermekteyiz. Tarım ülkemizde birçok bölgede, organik üretim şartlarında

yapılmasına rağmen kontrol ve sertifikasyon sistemine dahil olmadığı için, organik ürün olarak

pazarlanamamaktadır. Ülkemiz toprak ve su gibi doğal kaynakların henüz kirlenmemiş olması ve

uygun ekoloji ile organik tarım açısından avantajlı bir konumdadır.” Dedi.

Türkiye’de 1980’li yıllarda başlayan organik tarımın son yıllarda hızla gelişme gösterdiğini

vurgulayan Güllüoğlu, “Organik tarım faaliyetleri, kanuna uygun olarak hazırlanan, Organik

Tarımın Esaslarının Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik çerçevesinde yürütülmektedir. Bu kapsamda

ürün çeşitliliği ve verimin artırılması, izlenebilirliğin sağlanması, kalite standartlarının AB

standartları seviyesine ulaştırılması ve etkin denetim mekanizmasının kurulması, teşvik ve

desteklerin devam etmesi, pazarlamada yeni yaklaşımların getirilmesine ilişkin politikalar

yürütülmektedir. Tarımsal üretim içerisinde organik tarım faaliyetlerinin artırılması, çevre koruma

ve kırsal kalkınma politikaları, turizm ve sağlık sektörü ve entegrasyonunun sağlanması da

hedeflenmektedir.

Türkiye’de 197 Farklı Organik Ürün Üretiliyor

Organik tarımın ülke genelinde geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için sistemde yer alan tüm

unsurların belirli bir mantıksal çerçeve ve plan dahilinde koordine edilmesi gerekmektedir.

Başlangıçta, 1985 yılında sadece 8 ürüne yapılan organik üretim günümüzde 197 ürün çeşidine

ulaşmıştır. Fındık, ceviz, antepfıstığı, kuru incir, kuru kayısı, kuru üzüm, baklagiller, tıbbi ve 

aromatik bitkiler, pamuk, zeytin, üzümsü meyveler ile yaş meyve ve sebzelerin organik tarım

metotları uygulanarak üretimi yapılmaktadır. İşlenmiş ürünlerde çeşitli meyve suları ve

konsantreleri, dondurulmuş meyve ve sebzelerle zeytinyağı başı çekmektedir. Ayrıca son yıllarda

organik tarımsal üretimde de hayvansal üretimde de gelişme gösterilmeye başlanmış olup et, süt,

peynir, yumurta gibi hayvansal ürünler olarak piyasada yerini almaya başlamıştır.

Türkiye’de 70 Bine yakın Organik Tarım Üreticisi Var

Ülkemizde organik tarım, 2015 yılı verileriyle 69.967 üretici tarafından 515.260 hektar alanda

yapılmaktadır. Bu alanın 29.199 hektar lık bölümü doğadan toplama alanı olup 486.069 hektar

alanda yetiştiricilik yapılmaktadır. Ülkemizde 2015 yılı verilerine göre 8234 adedi tamamen organik

süreçte olmak üzere toplam 8867 adet büyükbaş, 36.863 adedi tamamen organik süreçte toplam

42.896 adet küçükbaş 952.610 adedi tamamen organik süreçte toplan 981.006 adet kanatlı varlığı, ve

38.296 adedi tamamen organik süreçte olmak üzere toplam 70.976 adet kovan varlığına

ulaşılmıştır.” Dedi.

Güllüoğlu sözlerine şöyle devam etti;

“Türkiye’de toplam tarımsal alan içerisinde organik tarım yapılan alan, 2015 verilerine göre %2

seviyelerinde bir paya sahip bulunmaktadır. Ayrıca dünya ve özellikle Avrupa’da yaygınlaşan

organik ürün tüketimindeki artıştan ülkemizin iyi bir pazar payı elde edebilme fırsatı bulunmaktadır.

Bakanlık olarak temel hedefimiz organik ürünlerin üretim tüketim ve pazar payını artırmaktır.

Bakanlığımız tarafından düzenlenen, organik üretim paydaşlarının bir arada bulunduğu bu toplantıda

organik tarımın sorunlarının tartışılarak, çözüm önerilerinin değerlendirilmesi ve geleceğe yönelik

yol haritası oluşturulmasına ilişkin çalışmalar yapılacaktır. Organik tarım sektörüne katkı

sağlayacağına inandığım bu toplantıya katılımlarınızdan dolayı teşekkür eder, bu kapsamda

yapılacak çalışmaların sektöre hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”

İzmir İl Müdürü Ahmet Güldal ise açılışta yaptığı konuşmada, Organik tarımın İzmir için

anlamının büyük olduğunu, dolayısıyla bu toplantının İzmir’de yapılmasından dolayı memnuniyet

duyduğunu belirterek, “Organik tarım bir vizyon işi bir misyon işi, gönülden takip edilmesi ve hedef

konarak yapılması gereken bir faaliyet, zor bir icraattır. Hele üreticiler için biraz daha zor. Geçiş

süreci, Pazar dönemi, Belgelendirme, İzleme bunlar hepsi hem bilgi hem teknik hem maddi

fedakarlık gerektirir. Bakanlığımız da, Daire Başkanlığı kurulduğundan bugüne bu faaliyetleri ciddi

manada maddi manevi desteklemektedir.” Dedi.

Sertifikasyon kuruluşlarının sayısında artış olmasına rağmen, Türkiye’de organik tarımın

yaygınlaştırılmasında, üretici sayısı noktasında ve kamuoyunda hak ettiği yeri bulamadığını ifade

eden Güldal, bu eksikliğin giderilmesi gerektiğini söyledi.

Güldal, “Organik tarım faaliyetleri yapılırken ilgili kişilerce, köyler, beldeler, ilçeler kısmen

bilgilendiriliyor. Ama ülkesel boyutta baktığımızda bunun yeterli olmadığını görüyoruz. İşin

doğrusu ekonomik refah düzeyinin bir miktar artması, insanların yediğine içtiğine daha çok dikkat

eder hale gelmesi, iyi tarım uygulamaları, organik tarım uygulamaları, kontrollü ürün yetiştiriciliği

noktalarında hassasiyeti ve beklentiyi artırmaktadır. Organik tarım ürünleri, bu üretimlerin bu

ürünlerin zirvesinde belgelenmiş, güvenilir olması gereken ürünlerdir. Tüketicilerimizin birçoğu

kaliteli sağlıklı organik ürünler tüketmek için bir arayış içerisindedir. Aradaki koordinasyonu

sağlamak üzere burada bulunan bulunmayan organik tarımla ilgili olan her türlü kamu ve özel

teşebbüslerinin bu konuya yeni bir bakış açısı getirmesi gerekiyor.” Diye konuştu.

 

Türkiye’nin birçok bölgesinde ve bir çok ilinde ürün yelpazesine bakıldığında organik ürün olma

kapasitesine haiz ürünlerin çok fazla olduğuna dikkat çeken Güldal, bir sertifikasyon işlemi

görmediği için bu ürünlerin organik ürün vasfı kazanamadığını ve değerinin altında satıldığını

söyledi. Bu sürecin hızlandırılması gerektiğini ifade eden Güldal, “Sertifikasyon kuruluşlarının bu

konuda fedakarlık yapması gerekiyor. Tarım teşkilatlarımızın buna ilgi göstermesi lazım. Bu işin 

ticaretini yapan, organik tarım ürünlerinin yurtiçi yurtdışı ticaretini yapan kişi ve kuruluşların da el

ele vermesiyle organik ürün miktarımızı çok kısa zamanda çok yüksek seviyelere getirebiliriz.”

Dedi.

Kontrollü ve Organik Ürünlerin Pazarlanmasında Sorun Yok

İzmir Sanayicisi ve İhracatçısı Ehildir

Türkiye’nin tarımsal ihracatının %13,5 inin İzmir’den gerçekleştiğini hatırlatan Güldal, bu rakamın

yaklaşık 2,5 milyar dolar olduğunu söyledi. Üretilen her türlü kontrollü ve organik ürünün,

İzmir’den yurtdışına Avrupa’ya dünyaya satılmasına hiçbir mani bulunmadığının altını çizen Güldal,

“Bizim İhracatçılar Birliği’mizde, Ticaret Borsa’mızda bu konuda çok ehildir. Tecrübeleri çok

fazladır. Bu sebeple hangi ilde olursa olsun yeter ki elinizde belgelenmiş sertifikalandırılmış organik

ürünler olsun. İzmir sanayicisi ihracatçısı bunu satabilecektir.” Dedi.

Organik tarımda yeniden popüler bir dönemin başlaması dileyen Güldal, “Milli Tarım Projesi’nin

uygulanmasıyla beraber yeni bir heyecan yeni bir aksiyonun geldiği şu günlerde, önümüzdeki yıldan

itibaren organik tarım da Milli Tarım Projesi içerisindeki yeniden aktif bir rol üstlenmeli.

Üreticilerimizde, bu işle uğraşan insanlarda yeni bir heyecanın öne çıkması lazım. Organik tarımın

Milli ekonomimize, üretici ekonomisine yansıması için ne yapmamız gerekiyorsa yapmalıyız.” Dedi.

İki gün süren toplantılar ve sunumlar boyunca organik tarımın bütün sorunları tek tek masaya

yatırılarak karşılıklı görüşler, öneriler değerlendirildi.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YEREL HABER Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI