|
Tweet |
Kadın delegasyonuna ve İzmir Milli Piyangocular Odası’nın kadın üyelerine
kahvaltı veren İESOB Başkanı Yalçın Ata, kadınların toplumsal yaşamda daha
fazla etkin olmaları gerektiğine değindi.
Etkinlikler çerçevesinde, İzmir Birliği’nin yenilenen Cemal Tercan Toplantı
Salonu’nda düzenlenen organizasyonda, İzmir Milli Piyangocular Odası
tarafından kendi alanında başarılı olan çalışan kadınlara plaketler verildi.
KKTC Esnaf ve Sanaatkarlar Merkez Birliği Başkanı Kemal Altuncuoğlu da,
İESOB Başkanı Yalçın Ata'ya, Kıbrıs'a özgü bir nakış işlemesi olan 'Lefkara'
takdim etti.
İESOB Kadın Kolları Başkanı Gönül Vural Kadınlar Günü’nün anlamı üzerine
düşüncelerini dile getirirken, İESOB Başkanı Yalçın Ata da Nazım Hikmet’in
‘Hoş geldin Kadınım’ adlı şiirini okudu.
Kutlama değil anma günü…
Kadınlar Günü’nün kadın işçiler tarafından yapılan bir grevden doğduğunu
aktaran İESOB Kadın Kolları Başkanı Gönül Vural, ‘8 Mart 1957 tarihinde New
York’ta binlerce kadın dokuma işçisi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi için
greve gider. Patron işçilerin dayanışmasını önlemek için fabrikalarının kapılarını
kilitler. Olaylar sırasında kuşkulu bir şekilde çıkan yangında fabrikadan
çıkamayan kadınlar alevler arasında kalır ve 129 kadın işçi yanarak can verir.
8 Mart tarihinin bu şekilde sembolleşmesinin ardından 1975’te Birleşmiş
Milletler 8 Mart’ı Emekçi Kadınlar Günü olarak kabul etti. Ülkemizde de1976
yılından 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü olarak anılmaktadır. Gelişmelerden
anlaşılacağı gibi 8 Mart Kadınlar Günü aslında kutlama değil, bir anma
günüdür’ diye konuştu.
Türkiye’de kadınların pek çok sorun yaşadığını hatırlatan Vural, ‘Çalışan
kadınların istihdam sorunu öne çıkıyor. Genelde kadınlar vasıfsız işçi sayılıyor,
sosyal güvencesiz olarak hizmet sektöründe çalışıyorlar. Türkiye de her üç
kadından biri genellikle tanıdığı tarafından dövülüyor, her yıl yüzlerce kadın
namus uğruna katlediliyor. Kırsal alanlarda yoksul ailelerin kız çocukları, ya
okulun uzak olması ya da ailelerin erkek çocuklarına öncelik vermesi nedeniyle
okula gidemiyor, okuma yazma öğrenemiyor.’ şeklinde konuştu.
Yalçın Ata’ya teşekkür..
Politika dünyasında da kadınlara yeterince yer verilmediğini belirten Vural,
‘Kadınların yaşamda dışlandığı şartlarda İESOB Başkanı Yalçın Ata’nın bizlere
destek olması, her zaman yanımızda yer alması çok gurur verici. Kendisine
teşekkür ediyoruz. Ancak genel anlamda Türkiye, maalesef 1930 yılında Atatürk
tarafından çıkarılan ve kadının toplumsal yaşamda ve siyasette hak ettiği yere
gelmesini ön gören yasanın bile çok gerisinde.’
Hak ettikleri değer verilmeli.. (ayrı kutu)
Kadınların değişim, özgürlük ve eşitlik istemekte haklı olduklarını vurgulayan
İESOB Başkanı Yalçın Ata ise, ‘Kadınlara sorunsuz istihdam alanlarının
açıldığı, eşit işe eşit ücretin verildiği barış dolu bir dünya istiyoruz.’ dedi.
Kadının yaşam demek olduğunu ifade eden Ata, ‘Yaşamları renklendiren,
doğuran, doyuran, çalışan, üreten, dokunduğu hayata anlamlar kazandıran
kadınlarımızı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde sevgi ve saygıyla
selamlıyoruz.
Atatürk’ün “Kadınlarını geri bırakan toplumlar geri kalmaya mahkumdur.”
sözlerini unutmadan, uğruna türküler yakılan, hayatı her sabah sil baştan
yeniden kuran kadınlarımıza hak ettiği değerlerin verilmesi gerektiğini
düşünüyoruz’ diye konuştu.