|
Tweet |
Ege İş kadınları Derneği’nin (EGİKAD) Temmuz ayı üye toplantısı Best Western Konak
Oteli’nde yapıldı. EGİKAD üyelerinin yaz dönemi olmasına rağmen büyük ilgi
gösterdiği yemekli toplantıda Ege Finans Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Coşkun
Küçüközmen de iş kadınlarına dünya ekonomisinin işleyişi ve son gelişmeler ile ilgili
bir sunum gerçekleştirdi. Küçüközmen iş kadınlarına iş hayatında başarı için
dünyadaki ekonomik gelişmeleri iyi okumaları gerektiği tavsiyesinde bulunurken,
İzmir’in sahip olduğu potansiyelin harekete geçirilmesi ile Türkiye’nin dış borcunu tek
başına ödeyebilecek bir şehir olduğuna dikkat çekti.
Derneğe yeni üye olan isimlerin de kendilerini tanıttığı toplantının açılışında konuşan
EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner, yaz dönemi toplantısı olmasına
rağmen üyelerinin ilgisinden oldukça memnun olduğunu söyledi.
Toplantıda ekonomi konusundaki engin birikimiyle sunum yapacak olan Prof. Coşkun
Küçüközmen’e çok teşekkür ettiklerini belirten EGİKAD Başkanı Aşkıner, “Ekonomide
yaşanan gelişmeler hepimizin hayatını yakından etkiliyor. Dünya ekonomisinde bir
resesyon var. Türkiye’de de uygulanan bir ekonomik programı var. Ekonomi programı
ile enflasyonun düşürülmesi için sıkı para politikası uygulanıyor. Bu program iş
insanlarını, ihracatçılar başta olmak üzere, hepimizi etkiliyor. Döviz kurunun belirli bir
düzeyde tutulması Türkiye ihracatını olumsuz etkiliyor. Ancak kurdan fayda bekleyen
bir iş modeli yerine daha farklı iş modelleri üzerinde bir an önce çalışmaya başlamak
gerek. Tüketimin kısılarak enflasyonun düşürülmesi için atılan adımların faturasını
hepimiz ödüyoruz. Ekonomide yaşanan bu sıkıntılar umarım uygulanan bu ekonomik
program ile yoluna girer. Türkiye’nin toplumsal refahı da sağlayarak büyümesi
gerekiyor. Bizi yönetenlerden de bunu gerçekleştirecek politikalarını uygulamasını
bekliyoruz” dedi
“Kurumsal zafiyet gösterilmemeli”
İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Finansman
Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Coşkun Küçüközmen ise yaptığı sunumda Dünya
ekonomisinin son durumu ve gelişmeleri EGİKAD üyelerine aktardı. Kurumsal zafiyet
bir anlamda devletlerin kilitlenmesi olduğunu söyleyen Küçüközmen, “Kurumların
zafiyet göstermemesi gerekiyor. Bir plan ve program çerçevesinde, bilimsel verilerle
yol almalı, duygudan arındırılmış bir yol haritası çizmeli. Bu yapılmadığı, siyasi veya
başka saiklerle bir gün başka öbür gün başka kararlar alan kurumların zafiyet içine
düşmesi kaçınılmaz” dedi.
“İzmir tek başına Türkiye’nin dış borcunu ödeyebilir”
Türkiye’nin kısa vadeli borç miktarının 235 milyar Dolar olduğunun altını çizen
Küçüközmen, “Sürekli yeni faiz anlaşmaları yaparak bu borcu öteliyoruz. Bu borçtan
kurtulmanın yolu katma değerli üretimdir, ihracatımızın kilogram başına ortalamasının
yükselmesi gerekiyor. Borçla, yeni yapılandırmayla bu borç ödenemez” dedi.
İzmir’in büyük bir potansiyel barındırdığını da vurgulayan Küçüközmen, “Sadece İzmir
potansiyelini tam anlamıyla kullandığında Türkiye’nin dış borcunu ödeyebilecek
vaziyette. Bu kentin tarihini, coğrafyasını, limanını, turizm potansiyelini iyi
değerlendiremiyoruz. İzmir’i maalesef çok hor kullanıyoruz, İzmir ülkenin göz
bebeğidir, kuruluşun ve kurtuluşun şehridir” diye konuştu.