|
Tweet |
Neredeyse yaşanmış büyük bir yangının dumanlarının hala tüttüğü bir şehirde Türkiye’nin dört bir yanından gelen 1135 delege ile bir kongre gerçekleştirmenin neredeyse inanılmaz olduğunu belirten Şahinkaya, o koşullar altında bile İzmir’e gelen konukların evlerde misafir edildiği bir kongre lojistiği oluşturulduğunu ifade etti.
Konferansta İktisat Kongresinin Lozan Barış Anlaşması görüşmelerinin kesintiye uğraması ile ilgili olmadığı, kongre öncesinde İktisat Vekili Mahmut Esat Bozkurt’un 500 kadınla yaptığı toplantıda “Kadınsız kalkınma olmaz” mesajını net bir şekilde ilettiği hususlarına da dikkat çekildi.
Şahinkaya bu kongre dolayısıyla çiftçi, tüccar, işçi ve sanayicinin bir kez ve ilk kez bir araya geldiğini belirtirken kongrede 34 maddelik taleplerini sunan ve bu taleplerin içinde 1 Mayıs kutlamasına da yer veren işçi sınıfına büyük bir saygıyla yaklaşıldığını anlattı. Kongrede Mustafa Kemal’in sefer ve fütuhat ekonomisinin ülkeyi iktisadi yönden zayıflattığı, artık kılıcın değil sabanın ön plana geçmesi gerektiğini belirttiği ifade edildi.
Kongrenin önemli figürleri olan Mustafa Kemal ve Mahmut Esat Bozkurt’un daha modern, aydınlanmacı bir çizgi üzerinde olduklarını ileri süren Şahinkaya, Kazım Karabekir’in çizgisini daha tutucu ve basit olarak değerlendirdi. Şahinkaya’ya göre İzmir İktisat kongresi 1923 Türkiye’sinin iktisadi bir panoramasıdır, en önemli eksiklik bilgidir ve tüm kesimler eğitim talep etmektedir. Bunun yanı sıra kredi ihtiyacı dolayısıyla ihtisas bankalarına ihtiyaç duyulduğu dile getirilmektedir.
Kongre sonucunda ortaya çıkan 291 maddenin sonradan Cumhuriyet Halk Partisinin programına dönüştüğünü belirten Şahinkaya, buna karşın Kongre sonuç bildirgesinin sığ bir şekilde hazırlandığını bunda Lozan Barış Anlaşması çalışmaları nedeniyle Mustafa Kemal’in İktisat Vekili Mahmut Esat Bozkurt’la birlikte kongrenin sonucunu beklemeden İzmir’den ayrılmalarının rolü olduğuna değindi.
Genel Kurul kongre tutanaklarının kaybolmasının oldukça manidar olduğunu belirten Şahinkaya, kongrenin yapıldığı evin yıkılmasının, yerine otopark yapılmasının oldukça düşündürücü olduğunu, bu alana yapılan İzmir İktisat Kongresi Anıtının ise oldukça sönük kaldığını bu yanlışlık ve eksikliklerin telafi edilmesinin gereğini vurguladı.