|
Tweet |
Dünya Radyo Günü etkinlikleri kapsamında Ege Üniversitesi Radyo Ege
Kampüs’te “Radyo ve Spor” temalı özel bir yayın gerçekleştirildi. Yayına; Ege
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, İzmir Gazeteciler Cemiyeti
Başkanı Misket Dikmen, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Necdet Erdilek, Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi
Antrenörlük Eğitimi Bölümü Spor ve Sağlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.
Dr. Gülbin Nalçakan, Yılmaz Vural, Duygu Özkan Atakan, Emin Çağlar ve
Geveze katıldı.
“Ege Üniversitesi’nde sporla ilişkili çok sayıda öğrenci topluluğu var”
Konuşmasına, radyocuların ve radyo severlerin Dünya Radyo Günü’nü
kutlayarak başlayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege
Üniversitesi olarak kurum içi iletişimi önemsiyoruz. Ege Üniversitesi’nin 67
öğrenci topluluğu var ve bunların birçoğu sporla ilişkili. 100 günlük rektörlük
dönemimde bu öğrenci topluluklarıyla bir araya geldim. Bahar döneminde ise
etkinliklerine katılmayı düşünüyorum. Ege Üniversitesinde Spor Kulübü’nde
daha önce Ege Üniversiteli olmayan kişiler oynayabiliyordu. Biz şimdi bunu
kaldırdık. Ege Üniversitesi Spor Kulübü’nde olağanüstü bir kararla yönetim
değişikliği olacak. Rektörlük olarak tüm spor faaliyetlerimizi amatör kümelerde
kendi öğrencilerimizden oluşan takımlarla bir mücadele başlatacağız. Bu bir ilk
olacak. Ege Üniversitesi olarak 1 Mart’ta Fethi Sekin Koşusu düzenliyoruz.
Fethi Sekin sembolik ama tüm şehitlerimiz adına Ege Üniversitesi olarak
toplumda bu anlamda bir örnek sunuyoruz. Bu vesile ile de herkesi 1 Mart Fethi
Sekin Koşusuna davet ediyoruz” dedi.
“İyi bir eğitim alın, bir yabancı dili iyi öğrenin ve spor yapın”
Sporun kendisi için bir yaşam felsefesi olduğunu ifade eden Prof. Dr.
Budak, “Aslında spor bir yaşam biçimi. Şahsi anlamda benim yaşam felsefem;
spor, eğitim ve yabancı dil. Ben bunları önemsiyorum. Yabancı dil öğrenmek
için kitap okumak gerekiyor. Sporla da bir bağlatınız olursa özellikle takım
oyunlarında çok farklı etkiler yaratıyor. Bir kere sosyal oluyorsunuz,
arkadaşlarınızla psikolojik olarak uyumunuzu test ediyorsunuz, topluma
adaptasyonunuz güçleniyor, bir liderlik ruhunuz varsa ortaya çıkıyor, eğer ikinci
bir adam olma ruhunuz varsa onu da hissediyorsunuz. Yedek kulübesinde
oturmayı da biliyorsunuz, en önde olmayı da biliyorsunuz. Spor birlik ve
beraberliği getirmenin yanında kötü alışkanlıklardan da uzak tutuyor. Kampüs
içerisinde bütün spor kulüplerini destekliyorum. Kampüs içerisinde Gençlik
Merkezi diye bir projemiz var. Ege Üniversitesi Kapalı Spor Salonu, Çim Saha,
Atletizm Parkuru ve Merkezi Kütüphanenin olduğu bölgeye yenilenebilir enerji
ile gece de aydınlatmak istiyoruz. Valimizden de destek sözü aldık. Spor
öncelikli olarak hem fizyolojik hem de psikolojik sağlık demek. Hem stres
atıyorsunuz hem sosyalleşiyorsunuz. Yaşamım boyunca spor benim için
vazgeçilmez bir şey. Elimden geldiğince de sporla ilgileneceğim” diye konuştu.
Prof. Dr. Budak, “Ben futbol oyandım ve seviyorum. Öğrencilik
yıllarımda başladım ve benim geçim kaynağım oldu. Futboldan kazandığım
parayla yabancı dil kursuna gittim. O bakımdan futbol benim için sporun yanı
sıra geçim kaynağı oldu. Rektör olur olmaz master liginde oynamaya başladım.
Milletvekilliği dönemimde de futbol oynadım. Milletvekilliğim dönemimde
takım kaptanı olarak resmi maçlara çıktım” dedi.
Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin radyonun hep varlığını sürdüreceğini
ifade eden Prof. Dr. Budak, “Çünkü radyo dinlerken, dinlediğiniz sese ve sesin
rengine göre konuşmacıların neleri ifade ettiğini ve o ifadeler doğrultusunda
hayal gücünüzü geliştiriyorsunuz” dedi.
“Radyo gücünden bir şey kaybetmeyecek”
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen, “Benim mikrofonda
50’nci yılım. Radyo günlerinden bir babanın kızıyım. Dünyaya gözümü açtığım
andan itibaren radyo ile iç içeyim . O yüzden radyo benim için çok başkadır.
Sesli ve görsel iletişimin ilk adımıdır radyo, sonuna kadar var olacaktır. Radyo
hayal gücünü geliştirir ama bunu mikrofonun başındaki gerçekleştirir. Çünkü
radyo tamamen imgelem üstüne kurulmuş, tahayyül etmeye yönlendiren bir
iletişim aracı. Dinleyiciye mikrofon başındakinin bulunduğu ortamın havasını,
kokusunu, ruhunu, sıcaklığını, soğukluğunu, coşkusunu, her şeyini tahayyül
etmeye iletmek durumunda. Görselde böyle bir şey söz konusu değil, görsel
zaten malzemeyi ortaya koyuyor. Bugün hala radyolarda toplumun en büyük ilgi
gösterdiği spor dalı futbol maçları. Görsel ve radyoda maçların anlatılması
arasında farklar var. Maçı sunan spiker öyle bir anlatmalı ki sahadaki atmosferi
hissettirmeli dinleyiciye. Mesela şoförler radyodan maç dinlemeyi çok severler.
Radyoda maç anlatımı çok özel bir anlatım ister. Radyo asla ve asla
eskimeyecek. Radyo gücünden bir şey kaybetmeyecek” dedi.