|
Tweet |
Toplumsal ve ekonomik hayatta fırsat eşitliğinin
sağlanarak kadın duyarlılığının her alanda hissedilmesi halinde birçok sorunun kendiliğinden
çözülebileceğini ifade eden Kaya, kadınların, daha pozitif, daha girişken, daha sorun çözmeye odaklı
bir yapısı olduğunun altını çizdi. Dünya Ekonomik Forumu’nun her yıl cinsiyet eşitlik endekslerini
açıkladığını hatırlatan EGİAD Başkanı Seda Kaya, bu endeksin, kadınların ve erkeklerin ekonomiye
katılım, eğitim durumları, yönetici kadrolarında çalışma oranları, parlamentodaki temsil oranları gibi
verilere bakılarak hesaplandığına işaret ederek, “Sonuçlar, kadınların iş yaşamında tırnaklarıyla kazıya
kazıya var olabildiğini göstermekte. 2006'dan bu yana dünya genelinde, çalışma hayatında kendine
yer açan kadınların sayısı belirgin biçimde artmasına rağmen yine de mesleki cinsiyet eşitsizliği
konusunda aşılması gereken çok uzun bir yol var. Buna göre kadınların çalışma koşullarının en iyi
olduğu ilk iki ülke Finlandiya ve Norveç iken, 28 OECD ülkesi içerisinde Türkiye, Japonya ve Güney
Kore kadın çalışma koşulları açısından listenin en son sıralamasında kalmakta. Özellikle de kadınların
iş gücüne katılım oranı konusunda Türkiye son sıraya düşmüş durumda. Sonuca baktığımızda, tüm
dünyada geçtiğimiz 10 yılda kadın istihdamı ve kadın çalışanlara sağlanan koşullar konusunda pek çok
adım atıldıysa da iş yaşamında tam manasıyla "cinsiyette eşit" bir ülke, gezegende henüz yer
almıyor” diye konuştu.
Kız Çocuklar Daha Çekirdek Aileden Desteklenmelidir
EGİAD Başkanı Seda Kaya, nüfusun yüzde 50’sini erkek, yüzde 49’unu kadınların oluşturduğu ancak
kadın nüfusun büyük oranının geri planda kaldığı bir ülkede, geleceğin parlak olmasının hayalden
öteye geçemeyeceğinin altını çizdi. Şu an Türkiye’de kadınların yüzde 70’inin evde oturduğunu ve en
büyük yükümlülüklerinin çocuk ya da yaşlı bakmak sayıldığını hatırlatan Kaya; bu şartlarda 2023
hedeflerine ulaşmanın imkânsız olduğunu söyledi. Kadınların toplumsal değerlerle ev hapsine
mahkûm bırakıldığına dikkat çeken EGİAD Başkanı, “Çağdaş Türk kadınları olarak Cumhuriyet’e ve
Atamızın devrimlerine sonuna kadar sahip çıkmalıyız. Kadınlar, Atamızın önümüzde açtığı yolda,
sosyal ve toplumsal hayatın vazgeçilmez en önemli parçası olmuştur. Ülkemizin, muasır medeniyetler
seviyesine ulaşmasını hedefliyorsak; kadının erkeğin yanında, tamamıyla eşit, ekonomik ve sosyal
hayatın vazgeçilmez birer parçası olduğunu kabul etmek gerekir. Aksi takdirde bırakın 2023 hedefine
ulaşmayı, gelişmekte olan ülkeler konumunda bile olunamayacaktır. Medeni hayatın bakış açısı daha
aile çekirdeğinden çocuğa aşılanarak, anne ve babanın her anlamda eşit olduğu özellikle yaşam
tarzıyla vurgulanmalıdır. Anne ve babasının her anlamda denk olduğu bir ailede yetişen çocuğun
topluma daha faydalı birey olacağı yadsınamaz. Kız çocuklarına aktif bir iş insanı olabileceği, erkek
çocuklarına da karşı cinsi desteklemesi gerektiği vurgulanarak, gelecek jenerasyonlara bu bilinç
aşılanmalıdır. Türk kadınının hak ettiği yere gelmesi için bu mücadele kaçınılmazdır.” ifadelerini
kullandı.
Girişimci Kadınlar Cam Tavanı Zorluyor
Kadınların yeni yüzyılda, yine de girişimci olarak cam tavanı zorladığına dikkat çeken Kaya, birçok
kadının önündeki engellere rağmen, yeni nesil kadınların girişimcilik projeleriyle ön plana çıkmaya
başlamasının umut vaad edici olduğunu söyledi. EGİAD Başkanı Seda Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:
“Eğer kadın girişimci desteklenirse ve önü tıkanmazsa çok net başarıya ulaştığını görüyoruz. Kadın
bakış açısıyla şirketler yeni bir vizyon kazanarak ilerleme kaydediyor. Lafta olmayan somut eşitlik
istiyoruz. Başarılı kadın girişimcilerin geçmişine baktığımızda, farklı bir bakış açısıyla girişimlerini
uyguladıklarını görüyoruz. Araştırmalara göre kadın girişimcilerin %84’ünün daha önceden iş
deneyimi var. Ayrıca kadın girişimciler ekip çalışmasına daha fazla önem veriyor. Bu bakış açısı da işin
sürdürülebilirliği açısından girişimin başarıya ulaşmasını sağlıyor. Elbette iş kurmaya
niyetlendiklerinde zorluklarla karşılaşan kadınlar da oluyor. Toplum yapısı sebebiyle özellikle yaşı belli
bir seviyenin üzerinde olan kişilerin düşünce yapısı girişimciliğe, özellikle de kadınların girişimci
olmasına pek olumlu gözle bakmıyor. Bu gibi durumlar da kadınların pasifize olmasına neden oluyor.
Elbette bu sadece Türkiye’nin bir sorunu değil. Girişimciliğin toplum tarafından yüksek oranda kabul
gördüğü Amerika’da bile kadın girişimcilerin oranı oldukça düşük. Dolayısıyla Dünyanın neresinde
olursa olsun bir etkinliğe gittiğinizde %75’i genelde erkeklerden oluşuyor. Ama Türkiye’de kadın
girişimciliği konusunda bir kıpırdanma var. Şu an KOSGEB de pozitif ayrımcılık yaparak kadın
girişimcilere verdiği destek oranını yüksek tutuyor. Belki kendi girişimleri olmasa da, birçok önemli
girişimin Türkiye temsilcileri kadın. Örneğin UBER ve Facebook, Türkiye sorumlusu olarak, ülkemizin
yetiştirmiş olduğu başarılı kadınları tercih etmiş. Kadınlara fırsat eşitliği tanınması halinde bu tip
örneklerin çoğalacağını düşünüyoruz” dedi.