Bugun...



Türk Tarihinin Kilometre Taşı “Togu Balık” Çalıştayı Yapıldı

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Moğolistan Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA)Başkanlığı iş birliğinde; Moğolistan’ın Tuul Vadisi’nde yürütülen kazı çalışmalarında keşfi yapılan “Togu Balık” kenti alanı ile Moğolistan’daki Tarihi Şehir Kalıntılarının ele alındığı uluslararası çalıştay başladı.

facebook-paylas
Tarih: 17-10-2024 11:49

Türk Tarihinin Kilometre Taşı “Togu Balık” Çalıştayı Yapıldı

İKÇÜ’lü ve Moğol araştırmacıların çalışmalarıyla keşfedilen, Bilge Kağan
ve Kül Tigin yazıtlarında adı geçen, fakat bugüne kadar yeri tespit
edilemeyen Togu Balık şehri başta olmak üzere; Van, Aladağ’daki
Anadolu’da ilk Moğol şehir kalıntılarının bilim insanları tarafından
tartışılacağı çalıştayın açılışı üst düzey protokolün katılımıyla yapıldı.
 “Moğolistan’daki Tarihi Şehir Kalıntıları ve Togu Balık” Çalıştayının açılış
programını, Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Serdar
Çam, Moğolistan Devlet Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ochirkhuyag
Bayanjargal, İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Türkiye Bilimler
Akademisi Başkanı Prof.Dr. Muzaffer Şeker, Rektör Yardımcıları Prof.
Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Prof. Dr. Yasin Bulduklu,
İKÇÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan,
Türk Kazı Heyeti Başkanı olan Türk İslam Arkeolojisi Bölüm Başkanı
Prof. Dr. Ersel Çağlıtütüncigil, Yeditepe Üniversitesi Tarih Bölümü
Başkanı Prof.Dr. Ahmet Taşağıl, Yargıtay Üyesi Alp Arslan, Moğol ve
Türk Tarihçi, Arkeolog, Türkolog akademisyenler ile çok sayıda
öğrenci takip etti. 
Türk Dünyası ve Kazı Çalışmaları Denince Akla İKÇÜ Geliyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, yeni tarihi
keşiflerin sergilendiği araştırmaların emeğin dışında insanüstü bir çaba
gerektirdiğini kaydettiği konuşmasında, iki ülkenin bilim insanlarının ve
akademilerinin tarihe önemli bir imza attığını söyledi. Bakan Yardımcısı
Dr. Çam, “Buralara kolay gelinmedi. Zaman alan,  yatırım gerektiren,
heyecan gerektiren, aşk gerektiren bir çalışma. Her biri ayrı zenginliğe
sahip 210 üniversitemiz var. Ama Moğolistan denince, Türk Dünyası ve
kazı çalışmaları denince benim aklıma İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi
gelmekte. Bu kolay olmuyor, yıllarca sahalara gidip gelerek, sabırla
gönülden bir çaba gerektiriyor. Buna biz şahit olduk.  İki ülkenin bilimler
akademileri yıllar süren bir gayret içine girdi.  Türk dünyasının geçmişi ve
insanlığın geçmişi ile ilgili çalışmaların altyapısı adım adım kuruluyor”
dedi.
Ortak Lehçeye Doğru Giden Çok Farklı Bir Noktayız

Türkiye’nin Türk Dünyası ile karşılıklı iş birlikleriyle geldiği noktanın
önemli bir diplomatik başarı olduğunu aktaran Bakan Yardımcısı Dr.
Serdar Çam,  ortak alfabe, ortak lehçeye doğru giden çok farklı bir
noktaya ulaşıldığını vurguladı. Bakan Yardımcısı Dr. Çam,  “Karşılıklı iş
birliklerimiz ile bizim de yitirmek üzere olduğumuz kültürel değerlerin
yeniden kazandırılması konusunda Türk Dünyasının da bizlere çok
büyük hizmetleri oldu. TİKA’nın destekleriyle Orhun Yazıtlarının olduğu
bölgedeki kazılar, o bölgeye giden yollarının yapılması, müzenin inşa
edilmesinin ardından ikinci aşama Bilge Tonyukuk müzesi oldu. Suni
tartışmalardan uzak, nice çalışmalarımız kendi mütevazılığı içinde
başarıyla yol almaktadır. Artık ortak alfabe, ortak lehçeye doğru giden
çok farklı bir noktayız. Arkeolojik çalışmalar tarihi eserlerin yeniden
yazılmasının çok ötesinde, diplomatik,  siyasi ve kültürel açıdan önemli
hatta coğrafyalarda barışın sağlanmasında da çok etkili. Sadece
geçmişten günümüze uzanan değil, köklerimize inerek kültürel
çarpışmaların yaşandığı küresel diplomaside; Türk Dünyasının da
kendini koruması, geliştirmesi, mücadelede bende varım demesinin
başka bir çeşididir. İKÇÜ, TÜBA ve TİKA’ya Bakanlık olarak destek
vermeye devam edeceğiz. Burada özellikle İKÇÜ’yü, Sayın
Rektörümüzü, tüm kadrosunu, bölgedeki özel çalışmaları için özellikle
Şaban Hocamızı, Bilimler Akademimizi, Muzaffer Hocamızı, zorlu
şartlarda başarılı çalışmalara imza atan TİKA’yı, değerli Başkanımızı
emekleri için kutluyorum. Sayın Bakanımızın selamlarını iletiyorum.
Emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyorum” ifadelerini kullandı. 
İki Ülke Dostluğuna Önemli Katkılarda Bulunuyoruz
İki ülkenin ortak kültürel bağına ışık tutmaktan duydukları memnuniyeti
paylaşan İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Kültür ve Turizm
Bakanlığı, TİKA, TÜBA’nın en büyük destekçileri olduğunu vurguladı.
 İslamiyet öncesi Türk medeniyetini açığa çıkarmak yönündeki
çabalarının bilim tarihine önemli imza attığına işaret eden Rektör Prof.
Dr. Köse, “Türk tarihinin en eski yazıtlarının bulunduğu Orhun bölgesinde
yaptığımız çalışmalarla dünya mirasına da önemli eserleri kazandırdık.
Türk-Moğol ilişkilerinin derinliğine ışık tutmaya çalıştık. Bilim
diplomasisine ve ülke dostluğuna yönelik çalışmalarımıza da özel önem
veriyoruz. Zira bu konuda Moğol paydaşlarımız da en az bizim kadar
istekli ve dostluğun temeline uygun gelişmesi için güçlü bir motivasyona
sahipler. Onların ifadesi ile biz onların üçüncü komşusuyuz. Sayın
mevkidaşım Prof. Dr. Bayanjargal’in ziyaretleri kapsamında yeni ortak
lisansüstü eğitim protokolü ve diğer Moğolistan’daki akademik kurumlarla
kurduğumuz güçlü ilişkiler, ortak diploma programları iki ülke ilişkilerinin
geleceğine yönelik önemli bir misyonu daha yerine getirmektedir.
 Çalıştayın sonuçlarının iki ülke dostluğuna ve bilim dünyasına önemli

katkılar sağlamasını temenni ediyorum. Bu çalışmalarda paydaşımız
olan Moğolistan Devlet Üniversitesine, TİKA’ya, Türkiye Bilimler
Akademisine, Kültür ve Turizm Bakanlığımıza kalbi şükranlarımı
sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Tarihi Bağımızı Araştırmalarla da Kanıtladık
Moğolistan’da Türkoloji bölümü olan tek üniversite olduklarını kaydeden
Moğolistan Devlet Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ochirkhuyag, kendileriyle
yakın çalışan ve birlikte adım atan İKÇÜ’ye teşekkür etti. Çalıştayın
ilerleyen süreçte yapılacak araştırmalara yön göstermesi temennisini
paylaşan Prof.Dr. Ochirkhuyag, “Avrasya’nın iki yakasında yer alan iki
kardeş ülke Moğolistan ve Türkiye, aralarındaki tarihi ve kültür bağını
yürütülen çalışmalarda da  kanıtlamaktadır. İki kardeş ülke
Yükseköğretim çalışmalarında yakın iş birliği içindeler. İKÇÜ ile 2019
yılında imzalayarak başladığımız ilk protokolden bu yana geçen 5 yılda
önemli çalışmalar yaptık. Ortak birçok programımız, beş çalıştayımız var.
İki ülke arasında öğrenci ve öğretim elemanı hareketliliği artarak devam
ediyor. Van Aladağ keşfinde de birlikte çalışıyoruz. Yeni bir  protokol ile
de bu başarılı sürece devam edeceğiz. Bu sürece katkı sunan herkese
teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Ortak Alfabe İle Türkiye Yüzyılı Önemli Bir Mesafe Alacak
Moğolistan’ın Türkiye’ye gösterdiği yakın ilgi ve sevgiden aldıkları sinerji
ile akademi olarak özveriyle çalıştıklarını vurgulayan TÜBA Başkanı
Prof.Dr. Muzaffer Şeker, İKÇÜ ve Moğolistan Akademisi ile ortaklaşa
yürütülen çalışmalara katkı sunmaktan duydukları memnuniyeti paylaştı.
Başkan Şeker,  “Moğol tarafındaki sevginin bize yansıması çok önemli.
Moğolistan Bilimsel Akademisi üzerinden dostlarımızla birlikte ortak
hareket etmek, Atayurtlarımızı desteklemek, ortak kültür paydalarımızı
keşfetmek ve gençlere bu bağı hatırlatmak bizlerin üstlendiği ulvi bir
görevdir. Türk tarihine ışık tutan tüm arkeolojik kazılara Kültür ve Turizm
Bakanlığımızın verdikleri desteğin de altını çizmek gerekir. Günümüzde
hala kullanılan, iki ülke arasında 2 bine yakın ortak kelime birliği var. Türk
Dil Kurumumuzun da bu sürece yaptığı önemli katkıları var. Ayrıca Türk
Devletleriyle ortak alfabeye geçilmesi yönünde atılan adımların
ilişkilerimize değerli katkılar sunacağını, ortak alfabe ile Türkiye
Yüzyılının önemli bir mesafe alacağını belirtmek isterim. Özellikle tarihi
bağlarımızın olduğu kardeş ülkelerle ilişkilerimizin güçlenmesi,
Türkiye’nin dünyadaki gücüne destek olması açısından önemli bir kuvvet
olacaktır” şeklinde konuştu.
Madalyonun Diğer Yüzüne Işık Tuttuk

Çalıştay düzenleme kurulu adına konuşan Türk Kazı Heyeti Başkanı
Türk İslam Arkeolojisi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Ersel Çağlıtütüncügil,
bölgede yürütülen araştırmalarla ilgili bilgi verdi. İslam öncesi dönem ve
İslam sonrası dönemin tarihsel kalıntılardaki yansımalarını anlatan
Prof.Dr. Çağlitütüncügil, Türklerin sadece at üstünde göçebe şekilde
yaşamadıklarına dair önemli keşiflerde bulunduklarını söyledi. Prof. Dr.
Çağlitütüncügil, “Biz Türk ve Moğol araştırmacılar olarak bölgede
yaptığımız kazılarda aslında madalyonun diğer yüzüne ışık tuttuk.
Türkler sadece at üstünde göçer hayat sürmediler. Yakın zamanda
keşfini yaptığımız “Togu Balık” kentinde nasıl bir şehir hayatını inşa
ettiklerini görüyoruz. İslamiyet sonrasında şehirler mahallelere bölünmüş,
Müslümanlar ile diğer din mensupları arası duvarlarla ayrılmış. İslamiyet
öncesinde de buna benzer kamu yapılarını, mahalleleri, sarayları,
konutları görüyoruz. Asıl mesele araştırmaların neticelerinin arkeolojik
yapılara inme meselesiydi. Bölgedeki Çarlık Rusyası döneminde
bütüncül çalışmalar yapılmamıştı. O yüzden şehircilik tarihine ilişkin tüm
çalışmalarımızda çok sabırlı davranmamız gerekiyordu. Zamanın
ekonomik ve sosyal etkileri ile birlikte kervan yollarının da önemini
yitirmesiyle inşa edilen şehirler zamanla kaderlerine terk edilmiş, adları
ve de yerleri unutulmuştu. Togu Balık da bunlardan bir tanesiydi. İşte bu
muazzam bilgilere ulaşmamızı sağlayan, her daim destek veren Kültür
ve Turizm Bakanlığımıza, değerli Bakan Yardımcımız Dr. Serdar Çam’a
TÜBA başkanımız Prof.Dr. Muzaffer Şeker’e TİKA’ya, rektör hocamız
Prof. Dr. Saffet Köse’ye, değerli yardımcılarına, Moğolistan Devlet
Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ochirkhuyag Bayanjargal’a, Moğolistan
araştırmalarının öncüsü, ordaki nüfuzundan her aşamada
faydalandığımız Dekanımız Prof. Dr. Şaban Doğan Hocamıza, yol
arkadaşımız olan tüm Moğol araştırmacı akademisyenlerimize, değerli
tarihçilerimize ve genç araştırmacılarımıza ayrı ayrı şükranlarımı
sunuyorum” diye konuştu.
Ülkemizin Yüz Akı Olacaktır 
Protokole hediye takdiminin ardından Türk tarihinin Türk boyları
sisteminin anlaşılması ile bütüncül bir yaklaşım ile anlaşılacağını ifade
eden Yeditepe Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof.Dr. Ahmet
Taşağıl’ın “Türk Tarihinde Togu Balık” başlıklı açılış konferansına geçildi.
“Togu Balık’ın keşfinin yerleşim tarihi açısından bir kilometre taşı
olduğunu aktaran Prof.Dr. Taşağıl, keşfin Türk tarihine yeni bir soluk ve
bakış açısı kazandırdığını belirtti. Prof.Dr. Taşağıl, “Kaynaklarda adları
geçiyor ama bunları arkeolojik olarak doğrulamak apayrı bir başarıdır.
Türk tarihi açısından yeni buluşlar bizleri heyecanlandırıyor. Bu
araştırmanın öncülüğünü, bayraktarlığını hak ederek İKÇÜ yapacaktır.
Bunu takdir ediyorum, ülkemizin yüz akı olacaktır. Biz de elimizden

geldiğince desteklemeye çalışıyoruz. Bu başarıda emeği olan tüm
arkadaşlarımıza, Moğol meslektaşlarımıza teşekkür ediyoruz.
Devletimizin tüm kurumlarına minnettarlığımızı ifade ediyorum” dedi.
Açılış programı, Moğolistan’da gerçekleştirilen keşif çalışmalarında yer
alan Prof. Dr. Şaban Doğan, Prof. Dr. Anıl Yılmaz, Doç. Dr. Serdar
Vardar, Doç. Dr. Enkhtur Altangerel, Dr. Öğr. Üyesi Munkhtulga
Rinchinkhorol, Dr. Batbold Gonchig’e teşekkür belgesi ve hediye takdimi
ile devam etti. 
Bizlere O Işığı Yaktıran Sayın Çam Oldu 
Ödülün ardından bir teşekkür konuşması yapan Prof. Dr. Şaban Doğan,
duygularla ifade edemedikleri bir keşfe imza atmaktan duydukları
mutluluğu paylaştı. Togu Balık’ın gün yüzüne çıkmasında dönemin TİKA
Başkanı olan Dr. Serdar Çam ile Moğolistan’da tanışmalarının kendisi
için motivasyon kaynağı olduğunu anlatan Prof. Dr. Doğan, “Bize inanan
güvenen değerli bakanımıza, TÜBA başkanımıza çok şeyler borçluyuz.
Bizlere her aşamada destek oldular. Hem Moğolistan’da hem Türkiye’ de
işlerimizi inanılmaz kolaylaştırdılar. Bize yerleşim yeri çalıştıran Ali İhsan
Hocam ve Ahmet Taşer Hocamın desteği ve teşviki de bizim çok
önemliydi. Sayın Bakan Yardımcımız Sayın Çam TİKA Başkanı iken
Moğolistan ziyareti esnasında çabalarımızı görünce ‘İsterseniz size bir
otobüs, dershane verelim. Türk kültürünü Moğolistan’ın dağlarında
anlatın’ demişti. Hareket noktamızı oluşturan bizlere o ışığı yaktıran
Sayın Çam oldu. Bu keşif Sayın Bakan Yardımcımız Dr. Çam ve TÜBA
Başkanımız Prof. Dr. Şeker Hocamızın gayret ve desteğiyle gerçekleşti.
Şahsım ve kurumum adına kendilerine çok teşekkür ediyorum” şeklinde
duygularını ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay
oturumlarına geçildi.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI