Bugun...



YUNANİSTAN SINIFTA KALDI!

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi öncülüğünde dokuz akademisyen bir araya gelerek, AB üyesi Yunanistan’ın insan hakları açısından ne durumda olduğunu, sayısal verilerle ortaya koydu.

facebook-paylas
Güncelleme: 15-01-2016 21:06:41 Tarih: 15-01-2016 21:01

YUNANİSTAN SINIFTA KALDI!

Yunanistan’da bir yıl boyunca araştırma yapan Katip Çelebili

akademisyenler, ülkede yaşanan insan hakları ihlalleri ve Müslüman 

azınlığın sorunlarını tespit ederken, kendi deneyim ve gözlemlerinin 

yanında; öğretmen, öğrenci, idareci, doktor, vaiz, din adamı ve yazarların 

konuyla ilgili görüşlerinden de istifade etti. 

KOMŞUYA “İNSAN HAKLARI” BAKIŞI…

İKÇÜLÜ Akademisyenlerin “İnsan Hakları Açısından Yunanistan’ın 

Görünümü 2014 Raporu” İzmir Ticaret Borsası’nda kamuoyu ile 

paylaşıldı. Sunuma; İzmir Barosu Başkanı Av. Aydın Özcan, İKÇÜ Sosyal ve 

Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Gökçe, Balkan Dilleri Bölüm 

Başkanı Prof. Dr. Ayşe Karapınar, Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Yrd. 

Doç. Dr. Ünal Şenel, Rektör Danışmanı Doç. Dr. Fikri Salman, 

akademisyenler, Balkan Dernekleri temsilcileri ve gazeteci Korcan Karar da 

katıldı. Sunumu gerçekleştiren İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve 

Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Levent 

Kayapınar, “Uluslararası kuruluşların Yunanistan ile ilgili raporları 

incelendiğinde, Yunanistan’daki insan hakları ihlallerinin ve ilerlemelerinin 

daha çok bireysel ve sosyal haklar üzerinde yoğunlaştığı, buna karşılık 

Müslüman Türk azınlığına yönelik uygulamalarda Cunta döneminden kalma 

usullerin takip edildiği görülüyor.” tespitinde bulundu.  

Dini özgürlükler ve inanç hakkı bakımından Yunanistan’ın portresini çizen 

Prof. Dr. Kayapınar, Müslüman azınlığın; dillerini öğrenme, kimlik, 

anadilde eğitim, mezarlık kurma, ibadet yapabilecekleri mekan açma, 

azınlık okulu tesisi ve idaresi gibi temel haklardan yoksun olduklarını 

Prof. Dr. Kayapınar; “Batı Trakya’da 120.000 ila 150.000 arasında, Rodos’da 

ise 6000 dolayında Müslüman Türk yaşıyor. Girit’te ise 5000 Arap 

Müslüman var. Batı Trakya dışında Yunanistan’da yaşayan Müslümanların 

ikamet ettikleri şehirlerde, mezarlık talepleri sürekli olarak reddediliyor. 

Müslümanlar, yakınlarının naaşlarını, ya Batı Trakya bölgesi’ndeki 

Müslüman mezarlıklarına, ya da kendi ülkelerine gönderiyorlar.” dedi.

YUNANİSTAN’DA KİMLİK SORUNU

Raporun en çarpıcı bölümlerinden birini de; Müslüman-Türk azınlığın 

kimlik sorunu oluşturdu. Prof. Dr. Kayapınar; “Yunanistan Batı Trakya’da 

yaşayan Müslümanların, kendilerini Türk olarak adlandırmalarını kabul 

etmiyor. Bu uygulamaya gerekçe olarak da, Lozan Antlaşması’nda azınlığın 

Müslüman olarak tanımlanmasını gösteriyor. Hâlbuki Yunan yetkililer, 

Lozan’ın imzalanmasından 1955 yılına kadar geçen süreçte Batı Trakya’da 

yaşayan azınlığı “Türk” olarak adlandırmış ve okullarının tabelalarında 

“Türk Okulu” ibaresine itiraz etmemiştir. 1955’te İstanbul, 1963’te Kıbrıs’ta 

yaşanan olayların yarattığı ortamda ve 1967 yılındaki Askerî Cunta 

döneminde Yunan yetkililer sistematik olarak Türk kimliğini reddederek 

daha önceki uygulamaları ortadan kaldırdı. “ dedi.

İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE

Yunanistan’da yaşayan Müslümanların sayısının bir milyonun üzerinde 

olduğunun tahmin edildiğini söyleyen Prof. Dr. Kayapınar, Yunan Anayasası 

ve diğer kanunların, işkence, eziyet ve kötü muameleyi yasakladığını ancak 

buna rağmen mahkûm göçmen ve mültecilere karşı kötü muamele yapıldığı 

iddialarının 2014 yılında da devam ettiğini ifade etti. 

ANTLAŞMA KAĞIT ÜZERİNDE KALDI!

1913 Atina ve 1923 Lozan Antlaşmaları’yla Yunanistan’da kalan Müslüman 

ve Türkiye’de ikamet eden Rumların her türlü hakları karşılıklı olarak 

güvence altına alındı. Bu nedenle; Lozan Antlaşması’nda azınlıklara tanınan 

hakların her iki ülke yasama organlarınca çıkarılan kanunlarla kısmen de 

olsa ihlal edilmesi, sınırlandırılması söz konusu olamaz. Ancak uygulamaya 

bakıldığında, Yunanistan’ın 1923 yılında Lozan’ın imzalanmasından sonra 

pek çok yasal düzenleme yaptığını görülüyor. Bu düzenlemeler 

Yunanistan’daki azınlık eğitiminin mevzuatını karmaşık bir hale getirdi. 

Sürekli daha önceki uygulamayı ortadan kaldıran ya da revizyona tabi kılan 

kanun ve uygulamalar sonucunda Lozan Antlaşması’nın çizdiği çerçeveden 

uzaklaşılmış ve iyi işlemeyen bir azınlık eğitim sistemi ortaya çıkmıştır.

AZINLIK HAKLARI VERİLSİN!

Raporun sonuç bölümünde; Batı Trakya’da yaşayan Müslüman Türklerin 

Lozan Antlaşması’yla garanti altına alınan azınlık haklarının 

kullanılmasında ciddi sorunların yaşandığı, Yunanistan’ın diğer şehirlerine 

göç eden Müslüman ailelerin çocuklarına din eğitimi verme, ana dillerini 

öğretme, mezarlıklarını kurma, ibadetlerini yapabilecekleri mekânları 

açma, azınlık okulu tesis, idare ve murakabe etme gibi temel haklardan 

yoksun oldukları, zikredilen hakların ve benzerlerinin Trakya dışındaki 

Yunanistan’da yaşayan Müslüman azınlığa da verilmesinin artık zorunlu 

hale geldiğini yer aldı.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI